Uyaran Eksikliği mi, Otizm mi?
Çocuğun ismine bakmaması, göz teması kurmaması, iletişim başlatmaması veya dil gelişiminin beklenenden farklı ilerlemesi ailelerde sıklıkla aynı soruyu gündeme getirir:
"Bu durum uyaran eksikliğinden mi kaynaklanıyor, yoksa otizm mi?"
Bu soruya yalnızca tek bir davranışa bakarak cevap vermek mümkün değildir.
Bazı çocuklar parmak ucunda yürüyor olabilir.
Bazı çocuklar ellerini uzun süre inceleyebilir.
Bazıları ellerini çırpabilir, dönebilir veya hareket eden nesneleri uzun süre izleyebilir.
Bazı çocuklarda dil gelişimi yaşıtlarına göre daha yavaş ilerleyebilir.
Bazı çocuklar ise ismine tepki vermekte, iletişim başlatmakta veya karşılıklı etkileşimi sürdürmekte zorlanabilir.
Ancak bu davranışların hiçbiri tek başına bir tanı göstergesi değildir.
Çünkü aynı davranış farklı çocuklarda farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Bir çocuk ellerini incelerken duyusal bir deneyim yaşıyor olabilir. Bir başka çocuk aynı davranışı heyecanlandığında yapıyor olabilir. Bir başka çocuk ise bunu yalnızca kısa süreli bir ilgi olarak gösteriyor olabilir.
Bu nedenle çocukları yalnızca gördüğümüz davranışlar üzerinden değerlendirmek çoğu zaman yeterli değildir.
Önemli olan davranışın kendisinden çok;
Hangi durumlarda ortaya çıktığı,
Ne sıklıkta görüldüğü,
Çocuğun günlük yaşamını nasıl etkilediği,
Sosyal iletişim ve etkileşim becerileriyle birlikte nasıl bir bütün oluşturduğudur.
Her çocuğun gelişimsel profili farklıdır.
Bu nedenle aynı belirtileri gösteren iki çocuğun ihtiyaçları da birbirinden farklı olabilir.
Çocuğu anlamadan yapılan yorumlar ve standart öneriler çoğu zaman yeterli olmaz.
Önemli olan yalnızca davranışa bakmak değil, o davranışın ne anlattığını ve çocuğun gelişimsel süreci içerisindeki yerini anlamaya çalışmaktır.
Nöroaffektif Metot'ta amaç, davranışları etiketlemek değil; çocuğu, ilişkilerini ve gelişimsel ihtiyaçlarını anlamaktır.